İnşaat Bitirme Süreleri Neden Uzatılmalı?

İNDER başkanı Nazmi Durbakayım, inşaata başladıktan sonra yapılan imar planı değişikliklerinin inşaatın bitirme sürelerini aksatması nedeniyle bu sürelerin değişmesi gerektiğini belirtti.

İnşaat sektörünün belkide en kirli sayfalarını imar planları oluşturmaktadır. Bir çok yatırımcı yapacağı inşaatlarda hep bu riski aklında tutar. Çünkü imar planının değişmesi ile inşaat bitirme süreleri aksamaktadır. Bu konuda ciddi çalışmaların yapılması çok önemlidir.

2019 yılı başlarında Sabah’ta yer alan bir habere göre, inşaat bitirme süreleri için bir düzenleme yapılacağı gündeme getirilmişti. Bu düzenlemeye göre yapı ruhsatının alınmasından itibaren inşaat bitirme süreleri;

– 10 bin metrekarenin altında olan inşaatlar için 30 ay,
– 10 ila 15 bin metrekare arasındaki inşaatlar için 36 ay,
– 15 ila 20 bin metrekare arasındaki inşaatlar için 42 ay,
– 20 bin metrekarenin üzerindeki inşaatlar için 48 ay

olarak belirlenmişti. Ancak bu yönde herhangi bir çalışmanın sonuçlandığı açıklanmamıştır. İNDER başkanı Nazmi Durbakayım inşaat bitirme süresi konusunda en büyük baskıyı  yapmaktadır. Ne yazık ki bu konuda sektörden beklediği desteği de alamıyor.

İnşaat Deryası haber sitesinde yer alan haberde, İNDER başkanı Nazmi Durbakayım’ın değerlendirmelerine yer verilmiştir. İmar planının değişmesinin inşaat sürelerini etkilediği ve imar planının inşaat başladıktan sonra değişmemesinin gerektiğini söyleyen Durbakayım, “Kumar oynamıyoruz ki, sermaye ve birikim koyarak yatırım yapıyoruz.” dedi ve 36 aylık verilen sürenin bazı projeleri tamamlamak için yeterli olmadığına dikkat çekmiştir.

Önerilen Risk Paylaşım Modeli Nedir?

İnşaat maliyetlerinin artması ve müşterilerin daha küçük metrekareli konutları tercih etmesi nedeniyle inşaat firmaları büyük metrekareli lüks konut projelerinden vazgeçiyorlar. Bununla birlikte çok yüksek olan konut aidatlarının da daha az olması için çalışmalar da yürütülüyor. Bu şartların oluşturduğu yeni yapım modeline (aslında eskiye dönüş diyebilirim) geçişler başlamış bulunuyor. Mevcut inşaat çalışmalarında tüm riskin müteahhit üzerinde olduğunu belirten Durbakayım, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Emlak Katılım Bankası’na risk paylaşım modeli önerdiklerini dile getirdi.

Bu modele göre arsa sahibi ve firma geçici ortak bir şirket kuracak ve hisseler bankalara rehin edilecek. Bir kamu kurumu da yapılan işleri denetleyecek. Bu modelde vatandaş da inşaat biter mi diye düşünmeyecek.

Durbakayım, “Tüm riskin müteahhitte olduğu sistem yerine kâr ve zarar ortaklığı yapılmalı. Special Purpose Vehicle (SPV) denilen modele Emlak Katılım Bankası sahip çıktı” dedi.

Başka sektörlerde faaliyet gösteren firmaların inşaat sektörüne girmesi sektörün sorun yaşamasında önemli bir rol oynadığını belirten Durbakayım, diğer sektörlerde hizmet veren firmaların inşaat yapmaya başladığını ve bunun piyasada dengeleri bozduğunu belirtti.

 

Kaynak: İnşaPORT